7 Nisan 2012 Cumartesi
Polislerin sağlığı tehlikede!...
Türkiye, yıllardır beklediği İş Sağlığı ve Güvenliği Yasasına kavuşmak üzere. Yeni tasarı TBMM'ye sunuldu. Bu düzenlemeyle, kanunun hükümleri tüm işyerlerinde ayrımsız uygulanacak. Düzenlemenin en çok etkilemesi muhtemel mesleklerden biri de polislik...
Toplumsal olaylarda polislerin abartılı gaz kullanımı ne kadar eleştirilse de artık sıradan bir olay oldu. Hatta, yoğun gaz kullanımı nedeniyle sağlık sorunları nüks edip yaşamını yitirenlerin varlığı bile gaz kullanımını durduramadı. Bu gazların tehlikelerini anlatanların söyledikleri ise kulak ardı ediliyor.
Buraya kadar olanlar neredeyse artık kanıksandı ve bir Türkiye gerçeği halini aldı. O halde bir de resmin diğer yüzüne bakalım. Polislerin toplumsal olaylarda kullandıkları gazlar, bir takım "hesaplama hataları", "atanın beceriksizliği ya da sakarlığı", "ters rüzgar gibi doğa faktörler" nedeniyle bir anda polislere dönen bir silah halini de alabiliyor. Çevik kuvvet bu tür durumlara tam donanımla hazır olduğu için etkilenmezken sivil polisler, karakol ve asayiş ekipleri bir anda kendilerini göstericilerin karşı karşıya kaldığı tehlikenin içinde bulabiliyor. Göstericiler gazın etkisini azaltmak için limon kullanırken, emniyet limon dağıtmadığından polislerin böyle bir şansı da olmuyor. Gazı solumanın etkisiyle polisler kendilerini bir köşeye atıp canlarının derdine düşüyor. Yani kullanılan bu gazlar polislerin iş sağlığı ve güvenliğini ciddi biçimde tehdit ediyor.
İşte söz konusu tasarıyla, "iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması, mesleki risklerin önlenmesi, sağlık ve güvenlik şartlarının sürekli iyileştirilmesi için alınacak koruyucu ve önleyici tedbirler düzenleniyor". Bu haliyle tam da gazdan etkilenen polislerin derdine derman olacak bir düzenleme gibi görünüyor.
Ancak kanunda düzenlemelerin uygulanması konusunda bir de istisna var. Orada da şöyle deniliyor "genel kolluk kuvvetlerinin eğitim, operasyon, tatbikat ve benzeri kendine özgü faaliyetlerinde uygulanmaz."
Bu haliyle polisler açısından aslında değişen bir şey yok. Yani, yasadaki koruyucu hükümlerin kendine özgü nedenlerden dolayı polisler için uygulanmaması söz konusu.
Hal böyle olunca polisler, yoğun gazlı ortamda, mesleğe özgü koşullar karşısında gerektiğinde ayakta kalmak, yaşam mücadelesi vermek için kendilerince yöntem geliştirmek durumunda. Sabah evden limonla çıkmak da buna dahil.
Birileri çıkıp "benim polisime birşey olmaz" da diyebilir ancak bunun bilimsel bir karşılığı olmadığı unutulmamalı. Şu da unutulmamalı gaz sıkılan göstericiler değişse de polislerin çok da değişme şansı yok. Böyle olunca polislerin gaza maruz kalma olasılığı daha da fazla.
Tüm bunlar dikkate alındığında belki de en doğrusu, daha fazla sivil kayıp vermeden, bunlara üniformalı birini de eklemeden, hekimlerin de uyarılarını dikkate alarak bu gazların kullanımından vazgeçmek.
Yani, o gazlar kullanılmasın, bir milletin gözleri yaşarmasın!...
Etiketler:
asayiş,
biber gazı,
çevik kuvvet,
gaz,
gözyaşartıcı gaz,
iş sağlığı ve güvenliği,
karakol polisi,
koruyucu,
limon,
müdahale,
operasyon,
polis,
sivil polis,
tatbikat,
toplumsal olay,
Türkiye
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder