12 Mart 2012 Pazartesi
Ölmeye, ölmeye, ölmeye geldik!
İnşaatlar heybetli ve tekin olmayan görüntüleriyle önünden geçenleri hep korkutmuştur. Hatta inşaatın etrafındaki (varsa) uyarı işaretleri de içerideki tehlikenin habercisi gibidir. Tabi bir de bu tehlikenin rakamlara yansıyan ürkücülüğü var!...
İnşaatlar Türkiye'de işçilerin en çok yaşamlarını yitirdiği iş kolu. Başka bir tarifle evinden ekmek parası için çıkıp geri dönemeyen işçi sayısının en fazla olduğu sektör.
Son olarak İstanbul Esenyurt’ta bir alışveriş merkezi inşaatının şantiyesinde işçilerin yatakhane olarak kullandığı çadırlarda çıkan yangında 11 işçi hayatını kaybetti.
Sosyal Güvenlik Kurumunun verileri bu iş kolundaki tehlikenin büyüklüğünü bütün çıplaklığıyla ortaya koyuyor. Kurumun 2010 yılı verilerine göre, inşaatlarda 6 bin 437 iş kazası yaşandı, 31 işçi meslek hastalıklarıyla yaşamlarına devam etmek durumunda kaldı.
İnşaatlarda yaşanan iş kazalarında 475 işçi yaşamını yitirdi. Biraz daha şanslı olan 319 işçi ise hayatlarına sürekli iş göremeyecek şekilde sakat kalarak devam ediyor.
Yaşanan son olaydaki çadır rezaletinde de görüldüğü gibi iş yerlerinde yaşanan bu ölümlere "iş kazası" demek artık "ayıp" oluyor.
İş yerlerindeki bu olaylarda pekala "kriminal" bulgulara ulaşıp "cinayet" sonucuna ulaşmakta bir olasılık!
Tabi o zaman da can alıcı soruyu sormak gerek: Peki katil kim?
Etiketler:
alışveriş merkezi,
çadır,
ekmek parası,
Esenyurt,
inşaat,
İstanbul,
iş cinayeti,
iş göremez,
iş kazası,
iş kolu,
işçi,
katil,
meslek hastalığı,
sakat,
şantiye,
tehlike,
yangın,
yatakhane
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder