22 Eylül 2012 Cumartesi
Kenan Evren'in "utandıran" koleksiyonu
Sonradan resme merak salarak o kan ve revan günleri unutmaya çalışan Kenan Evren'in eşsiz bir koleksiyonu olduğu ortaya çıktı.
12 Eylül darbesinin ardından yakınları tutuklanan, gözaltına alınanların işkence ve kötü muamelenin sona erdirilmesi için bizzat Kenan Evren'e yazdıkları mektuplar, dünyada eşi benzeri olmayan bir koleksiyonun oluşmasına neden oldu.
Devlet Başkanı/Cumhurbaşkanı Kenan Evren'in işkence ve kötü muameleyi yalanladığı günlerde aileler, çaldıkları tüm kapılar suratlarına kapanınca yakınlarının hayatta olup olmadığını ve sağlık durumlarını öğrenmek için bizzat Evren'e mektuplar yazdılar.
Analar, babalar, kardeşler, çocuklar, daha sonra "Gizli", "Çok Gizli", "Acele", "İvedi" ibareli belgelere dönüşen bu mektup ve dilekçelerle, kendilerinden koparıların akibetlerini sordular.
Kimi zaman hiç yanıt alamadılar, çoğu zaman ise "işkence yok" dendi. Bazı yanıtlar kağıtalara yazılamadı. Çünkü işkenceyle çürütülmüş bir oğul, kaybedilen bir kız, öldürülmüş bir babanın izahı yoktu.
İşte o dönemde devletin 1 numarası, herkesin iki dudağının arasına baktığı Kenan Evren'e yazılan mektup ve dilekçelerden bazı bölümler:
-Siz zaman zaman TRT'den ve basından yaptığınız açıklamalarla işkence yok diyorsunuz. Eğer Aydın Demirkol'un katillerinden siz hesap sormazsanız, halk sizi vicdanlarına mahkum edecek, tarihe kara leke olarak işleyecek.Türk milleti sizi affetmez, zamanı gelince de hesap soracağını biliyorsunuz.
-Diyarbakır Sıkıyönetim Komutanlığı'na bağlı askeri cezaevinde tutuklu bulunan oğullarımla görüşmem mümkün olmadı. 2 aydır kendilerinden mektup da alamıyoruz. Cezaevinde 3-4 ölüm olayı olduğunu duydum, çocuklarımın sağlıklarından endişeliyim. Çocuklarımın sağ ve sıhhatte olduklarına dair tarafıma bilgi verilmesini bir anne olarak rica ediyorum.
-12 Eylül öncesinde memlekette bazı grupların rol oynadığı bir gerçektir. Ancak 12 Eylül'den sonra değişen tek durum varsa, sadece fakir ve yaşları 18-20 arasında olan gençlerin ezilmesidir. Bizlerin şeref ve haysiyetlerimizin rencide edildiği gibi, tutuklu bulunan çocuklarımız da işkenceden intihara sürüklenmektedir. İç anarşi durmuştur. Ama bizim kalbimizdeki anarşi artmıştır. Anne-baba olarak her zaman gidip bu çocuklarımızın durumlarını görüyoruz ve bu durumun hiç insanlığa yakışmayacağını da biliyoruz. Bu duruma bir çözüm getirilmesini arz ederiz.
-İşkenceci cezaevi personelinin tutuklu masum kişileri kitleler halinde ölüme sevk ettikleri bedaheti karşısında durumu siz cumhurbaşkanımıza arza mecbur kaldım. Bu işe el atmanızı ve işkenceye son verilmesini en üst merci olarak bekliyor ve yardımınızı diliyoruz.
-Mamak Askeri Cezaevinde 300 insana uygulanan toplu işkence ve görüş yasağını bugünkü telgrafımla bilgilerinize arz etmiştim. Saat 18.00'da öğrendiğime göre bugün avukatlarımız da çocuklarımızla görüştürülmemiştir. Yaşamları için büyük endişe ve korku içindeyiz. Acele hastaneye sevkleriyle gerekli tıbbi müdahalelerin vakit geçirilmeden sağlanmasını ve sonuçlarının açıklanmasını saygılarımla arz ederim.
-Gözü yaşlı, bağrı acılı, ciğeri delik bir anneyim. Oğlum görüşmeye, havalandırmaya çıkarılmamakta, yiyecek ve çamaşır alınmamaktadır. Bunlar insanlık dışı değil midir? Biz ana babaların yüreği buna nasıl dayansın. İçimiz kan ağlıyor. Sizlerin de bir anne ve baba olarak bizum acımızı, duygularımızı anlayacağınızı ümit etmekteyiz.
-İnsanlık dışı ve Anayasamızın suç saydığı işkenceyi yapanlara gerekenlerin yapılmasını, oğlum komada ölmek üzeredir duruma hemen müdahale edilmesini, emirleriniz üzerine hapishane şartlarının ve oğlumun durumunun yerinde incelenip doktora gönderilmesini ve işkence yaptırıp, yapanlar hakkında kanunu işlem yapılmasını saygılarımla arz ederim.
-Cezaevine oğlumu ziyarete gittiğimde kafası, gözü sarılı bir vaziyette olduğunu gördüm. Çivili tahtalarla karşı grup tarafından öldürülmek kastıyla dövüldüğünü öğrendim. Bu çivilerin ve tahtaların hapishaneye nasıl girdiğini merak ediyorum. Devlet büyüğümüz olarak duruma müdahale edilerek sağ ve sol grupların bir arada tutulmamasını ve bu duruma sebep olanların cezalandırılmasını saygı ile dilerim.
-Cezaevinin bulunduğu muhit, işkence feryatları ile evlerinde duramamaktadır. Bu uygulamalara son verilmesi için gerekli işlemlerin yapılmasını arz ederim.
-Oğlum yapılan kötü uygulama sonucu ayağı kırılmak suretiyle sakat bırakılmıştır ve 45 gündür hücrede tutulmaktadır. Ayrıca 2 aydır bana gösterilmemektedir. Cumhuriyetimiz ve demokrasimize gölge düşürecek bu uygulamalara son vermeniz için gerekli olan emir ve talimatları vermenizi saygılarımla arz ve talep ediyorum.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder